Tarifler

YILIN İLK KARI

Kar diyince aklıma iki şey gelir: Orhan Pamuk ve tarçın kokusu.

Tartışma konusu olan bu kitabın benim için yeri büyük. Sanıyorum ki çocukluğumun bir kısmının Kars’ta geçmesiyle alakalı bu durum.

Kar yağınca dünyadan bir ölçüde uzaklaştığımızı hissederim hep. Romanda şehir üç gün aralıksız yağan kar sebebi ile edebi ve yalın gerçeklerden ayrı kalıyor. Okyanus ötesinde karların içinde yaşadığımız inzivayı düşündüm. Memleketten ayrı olsak da hep gözlerimizin ve aklımızın bir ucunda Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun bazı büyük problemleri: laik devlet normaları ile İslam kültürü arasındaki çatışma, yoksulluk, işsizlik, modern insanın kendini arayışı, duygusal ve fiziksel intiharlar.

Buna tezat olarak bir yandan da beyazlığın içinde kendimi; çocukluğumun sıcak, umursamaz zamanlarını görürüm. Aklıma baharatlı, sımsıcak tarçın ve meyve kokuları gelir.

İşte yılın ilk karını karşılarken kendime engel olamadım ve tembelliğimden uzaklaşamadan çok basit bir tarifi ilk defa denedim.

İhtiyacınız olan tek şey 2 tane elma, biraz tarçın ve şeker, dilerseniz tatlandırıcı da kullanabilirsiniz.

Yılın ilk karı ve Honey:

Kar yağışından önceki akşam alışverişe çıktığımızda gördüm elma cipsini. Fazlaca tatlı ve işlenmiş olmasına rağmen tadı çok hoşuma gitti.

Çiğ yemeyi seveceğiniz kadar lezzetli bir elma kullandığınızdan emin olun. Aksi takdirde cips acı gelebilir ve neden diye merak edebilirsiniz.

Gerçekten bağımlılık yapan bir atıştırmalık, ancak eğer zamanınız yetersizse hiç önermem. Temeldeki mantık az sıcaklıkta yavaş yavaş elmaları kurutmak. Eğer meyve kurutucunuz yoksa 3 saate kadar bekleyebilirsiniz. Bu yüzden bir hafta sonu fırından gelen mis kokular eşliğinde keyif yapmanızı öneririm.

Fırında bekleme süresi, fırınınıza ve elma dilimlerinin ne kadar kalın kesildiğine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Dilimleri mümkün olduğunca ince tutun. Genellikle, mandolinler bu tür işler için daha iyi tabi, ancak ben elmalarımın büyüklüğünden dolayı mandolinle dilimleyemedim. Keskin bir bıçak kullandım – bu yüzden kalınlıkları ufacık bir oranda olsa bile değişiklik gösterdi.

Kesin bir ölçü vermek isyemiyorum; zevkinize göre kendiniz ayarlayın bence. Dilerseniz hiç tarçın koymayın, dilerseniz üzerinde bal gezdirin ya da pişirmeden birkaç saat önce şeker ve tatlandırıcılı bir harcın içinde bekletin.

Söyleyebileceğim tek şey: denemekten zarar gelmez! Bağımlı olursanız sonra bana kızmayın ama!

 

Bu Yazıları Da Beğenebilirsiniz

4 Yorum

  • Reply
    Ahmet Çetindağ
    16/01/2018 at 23:01

    Ne tesadüf kar yağdığında benim aklıma da Orhan Pamuk ve Van gelir kitabı Van’da karın yoğun olduğu günlerde okumuş hatta kısa bir Kars gezisi de yapmıştım edebiyatın kış ve karla bir ilgisi olmalı

  • Reply
    Ahmet Çetindağ
    16/01/2018 at 23:08

    Kış zaten yalnızlığı soğuk gecelerde inzivayı ve bu gecelerde yoğun edebiyatı bir Orhan Pamuk yada Gorki kitabında yitip kaybolmayı çağrıştırır

  • Reply
    Ahmet Çetindağ
    16/01/2018 at 23:25

    Bir de eşimin yaptığı Kış ve Yalnızlık tablosu

  • Reply
    Ahmet Çetindağ
    26/01/2018 at 15:28

    Tarçın da esasen bana eşimin şeker hastalığım nedeniyle çayıma bulaştırmaya çalıştığı antipatik bir şey iken bu yazıyı okuyunca sıcak samimi Ankara’nın bu soğuğunda sempatik bir şey haline dönüştü çok hoş ve yalın bir tarif olmuş teşekkürler

Cevapla